Köpeklerde Davranış Problemlerine Yaklaşım..
Öncelikle ayırt etmemiz gereken en önemli unsur problem olarak nitelendirdiğimiz davranış gerçekten köpeğimizin problemimi yoksa bizim problemimiz mi?
Davranışın ise gerçekten problem mi? Yoksa aramızda ki iletişim noksanlığı mı? Olup olmadığını iyi gözlemleyebilmeliyiz. Köpekleri tanımamızın özellikle de kendi köpeğimizi tanıyor olmamızın önemini daha önceki yazımda sizlerle paylaşmıştım. Konumuz kısmen bununla ilgili diyebilirim. Çünkü birlikte yaşadığımız canlı bir köpek ve biz farkında olmadan bir köpekten insan davranışları bekliyoruz. Ve problemlerin büyük bir çoğunluğunu da bizim bu beklentilerimiz oluşturuyor. Onların doğasında normal olan davranışlar bize anormal geliyor.
Her davranışın bir nedeni ve tetikleyicisi mutlaka vardır. Köpeğimizi ve bulunduğumuz ortamı gözlemleyerek bunu çok kolay öğrenebiliriz. Bu konuda yapmış olduğumuz en büyük hata rahatsız olduğumuz her davranışda köpeğimize sürekli kızmak oluyor. Ve kızdığımız anda davranışı kesen köpek daha sonra tekrarlıyor ve biz yine kızıyoruz. Bu sefer köpeğimizi sürekli baskılamış oluyoruz ki baskı hataya sürükler. Bir davranışın önüne geçelim derken farkında olmadan başka hatalara zemin hazırlıyoruz.
Davranış problemlerinin sebebini mutlaka anlamalıyız ki çözüm üretebilelim.
Yani sergilediği davranışı;
İletişim eksikliğinden mi?
Sizinle yetersiz vakit geçirdiğinden mi?
Beslenmeden mi?
Yeterli egzersiz yapmadığından mı?
Yoksa herhangi bir sağlık probleminden mi ? kaynaklandığını bilmeliyiz. Ve kesinlikle anlayışlı olmalıyız. Köpeğimiz belki bize bişeyler anlatmaya çalışıyor olabilir. Sürekli üstümüze atlayan köpek bu davranışı bir kez olsun gösterip ilgimizi ya da o an elde etmek istediği şeyi elde ettiyse bunu alışkanlık haline getirecektir. Peki biz bu davranışı alışkanlık edinmiş köpeğimizi nasıl vazgeçirebiliriz?
Yeni bir davranış öğreterek bu soruna bir son diyebiliriz. Örneğin “otur” komunutunu öğretir her oturduğunda onu ödüllendirip seversek köpeğimiz ödülü ve ilgimizi almak için üstümüze atlamasına gerek olmadığını anlayacaktır.

Latif EROL

Leave a comment