Köpek Sahiplenmeye Karar Vermeden Önce Dikkat Etmemiz Gerekenler

Bir evcil hayvanın sorumluluğunu almak için hayvanları seviyor olmamız yeterli değil. Herşeyden önce ciddi bir sorumluluk gerektirir. Doğru, sevgi gereklilik ama tek başına sevgi onların hayatlarını mutlu ve sağlıklı idame ettirmelerini sağlamıyor. Günlük beslenme ve egzersiz ihtiyaçlarını gözardı etmemeliyiz. Egzersiz demek vakit demek oluyor ki sevgiden sonra olmazsa olmaz konu bu. Köpeğinize ayırabileceğiniz en az 1-2 saatiniz yoksa kesinlikle köpek sizin için doğru bir evcil hayvan değil. Son olarak ise beslenme ve bu en kolayı. Çünkü artık her bütçeye göre her kalitede kuru mama bulabilmemiz çok kolay. Özetle köpekleri seviyoruz onlara ayırabilecek vaktimiz var ve her ay beslenmelerine ayırabilecek bir bütçeye sahibiz. Bu 3 konu köpek sahiplenmemiz için ilk dikkat etmemiz gereken şeyler. Bunları değerlendirip köpek sahiplenmeye karar verdiysek bundan sonra ki adım doğru ırka karar vermekte.Bununla ilgili kendimize sormamız gereken ilk soru köpek beslemeyi istemekteki amacım ne? Bunu bilmem gerekiyor. Bir köpeğin dostluğunu paylaşmak mı? Spor yapmak mı? Bekçilik mi? Vs. Bundan sonra kendi şartlarımı değerlendirmeliyim. Köpeğim nerde barıncak. ( Bahçe mi? Site mi? ) Köpeğime günlük ayırabileceğim vakit ne kadar? Aylık ayırabileceğim bütçe ne kadar? Bu sorulara cevap verdiğimizde artık ne istediğimizi biliyoruz. Ve ırk araştırmasında kriterlerimizi sıralayabiliriz. Örneğin; sitede yaşıyorum tüy ve havlama ile ilgili sorun yaşamak istemiyorum ve günlük yürüyüşü için ayırabileceğim vakit 1 saati geçmez. Diyorsanız sizin için uygun olan ırklardan bir tanesi Pug Mops.

Irka göre yaşantımızı değiştiremeyebiliriz ama yaşantımıza göre ırk seçebiliriz. Bu bizim elimizde. Bu konuda yaptığımız en büyük hata da bu. Irkı çok beğeniyoruz. Örneğin Alman Çoban Köpeği müthiş bir karaktere sahip fiziksel yapısınıda çok beğeniyoruz. Köpeğin ihtiyaçlarını,hayatımıza uygunluğunu değerlendirmeden sahipleniyoruz bir süre sonra da meydana gelen davranış bozukluklarıyla başedemediğimizden köpeğimizi veriyoruz ya da bi köşeye bağlayıp karnını doyurmaktan başka birşey yapamıyoruz. Hem bir köpeğin hayatımıza kazandırcaklarından mahrum kalıyoruz hem de bir cana isteyerek ya da istemeyerek eziyet ediyoruz. İlk tecrübemiz bu şekilde olunca da şartlarımız ne kadar uygun olursa olsun hayatımızın hiç bir evresinde bir daha köpek sahiplenmeyi düşünmüyoruz. Köpeklerimizle mutlu ve sağlıklı bir yaşam için bunları bir köpeği sahiplendikten sonra değil sahiplenmeden önce mutlaka değerlendirelim,araştıralım. Gerekirse bir uzmana danışıp aklımızdaki bütün soru işaretlerine cevap alalım.

Latif EROL